Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Yeni bir Orhan Veli doğmuş: Mabel Matiz. Bilinçaltı çağrışımlarla kelimeler üzerinden anlatacağını anlatıyor, cümlelerin anlamlarıyla değil.

Geçen kelimelere bir bakalım:

‘Gel beni kor düşümden
Kurtarabilirsen kurtar
Yağmurumu çölümden
Ayırabilir mi bu kantar?’

Kelimeler beynimize işleniyor: Kor, çöl.

‘Çaldığın sazlar seni duysa
Saz utanır, vazgeçer
“unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel’

Devamında kor ve çöl’le bağlantılı olarak ‘acır’. Bilinçaltınızda keilmeler birleşiyor.

Ama bir de kor ve çölün zıttı var: Yağmur.

Bir araya pek gelmeyen Yağmur ve Kor ve Çöl sanatçının ruhunda biraraya gelmiş. Üstelik ayrılmaz bir şekilde.

Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Bir de düş kelimesi var. Gerçekliğin karşıtı. Ama sonra kantar kelimesi geliyor. Gerçekliğin en açık şekli. Ölçülebilir, tartılabilir olan. Kantar kaskatı bir gerçeklikse düş kelimesine taban tabana zıt.

Şimdi bilinçaltımız çalışıyor. Bir düş içinde, hiç de gerçekçi olmayan bir aşk yaşayan sanatçımıza ‘kantar’ ile diyorlar ki: Unut. Unut ki artık gerçekliğe dön, düşten sıyrıl. Unutmazsan eğer ‘acır’. Yani kor ve çöl yaşamaya devam eder.

Ama bir de ‘yağmur’ var. Aslında sanatçımız unutmayarak hiç de gerçekçi olmasa da kor ve çöl içinde yağmuru da yaşıyor. Oysa ‘unut’ diyenler onun sadece acı çektiğini sanıyorlar.

Devam edelim:

‘Beni boş ver de
Ya bu işler ne
Yıkılır dünya
Başımız yerde
Kırgınım can özümden
Yare buysa yol biter mi?
İki yâr bir uçurumda
Kavuşmaya kol yeter mi?
Tuttuğun senin olsun a canım
Aşk bırakmaktan geçer
“unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel’

‘Unutulmaktı ecel’ diyen sanatçı, asıl gerçekliğe dönüldüğünde hayatının sona ereceğini söylüyor. Aynı zamanda ‘unutma’nın değil, unutulmanın bir son olduğunu söylemiş oluyor.

Bilinçaltı dedik ya ‘Ecel’in yardımcı kelimesi nerde? peki Dikkat ederseniz ‘Yol biter mi’ geçiyor. ‘Ecel’ ve ‘Yolun Bitmesi’. Bilinçaltı birleşiyor. Bir de ‘Yıkılır Dünya’ dediği zaman, neden olduğunu bilmediğimiz şekilde etkileniyoruz. ‘Yıkılan Dünya’, ‘Ecel’ ve ‘Yolun Bitişi’.

Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Ama sanatçımız aşkını unutmadığı için ‘yol bitmiyor’. Yaresinden vazgeçmiyor ve onun için ‘ecel’ gelmiyor.

O çoktan bırakmış, kantar hesabıyla ‘tuttuklarını’ açk zanneden gerçekçilere sesleniyor sanatçımız:
‘Tuttuğun senin olsun a canım
Aşk bırakmaktan geçer’
Ya ‘iki yar’ söz oyununa ne demeli. Hem iki tepe, hem de iki sevgili anlamına geliyor. Ama bir de ‘başımız yerde’ var. Oysa tepelerin (yarların) başları yerde değil, yüksekte olur.

‘Kavuşmaya kol yeter mi’ diyor sanatçı. Kol bir ‘tutma’ aracı. ‘Tuttuklarını aşk sananlar’ kavuşmaya kol mesafesinde olmanın yeterli olduğunu düşünüyorlar. Oysa iki yar (tepe) ve iki yar (sevgili) arasındaki mesafe bazen onların düşündüklerinden çok daha fazla olabiliyor.

Büyüksün Mabel Matiz. Orhan Veli kadar büyüksün.

Tags : , , , , ,

KAYI BOYUNA AİT PEKİYİ SİMGELERİ BULUNDU

KAYI BOYUNA AİT PEKİYİ SİMGELERİ BULUNDU

Söğüt’te gerçekleşen araştırmalarda bir söğüt ağacının dibinde üzerinde PEKIYI yazan simgeler bulundu. Kayı boyunun önceleri IYI simgesini kullandığı, işler daha da düzelince PEKIYI simgesine geçtiği düşünülüyor.

Ankara Üniversitesi Tarih Fakültesi Osmanlı Ana Bilim Dalı Başkanı Osman Türkoğul ise aynı fikirde değil. Türkoğul bulunan belgenin Ertuğrul Bey’in oğlunun karnesine ait olabileceğini düşünüyor.

Yeni gelişmeler üzerine Meral Akşener’in partisinin ismini PEKİYİ olarak değiştireceği duyuruldu.

Tags : , , , , , ,

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Sanayi devriminin ardından, özellikle 1850’li yıllardan itibaren dünya geri dönülemez şekilde ısınmaya ve çevre tahrip olmaya başladı. Gezegenimizde yaşanan sera etkisi artışı ve tüketilen yüksek karbondioksit nedeniyle oluşan tehlike yeni yeni dünyanın gündemine girdi.

Her insan soluk alıp vererek, yemek yiyerek, ısınarak karbondioksit oluşturuyor. Ancak son dönemde hayatımıza giren motorlu taşıtlar, elektronik aletler ve ev konforunu sağlayan gereçler karbondioksit oluşumunu tarihte hiç olmadığı kadar hızlandırdı.

Bu durumda her insana düşen görev mümkün olduğunca az araç kullanarak, daha az elektrik tüketerek, enerji verimli ürünler kullanarak, fazla plastik tüketmeyerek çevreye destek olmak. Aşağıdaki linke tıklayarak Karbonmetre ile yıllık ne kadar karbondioksit oluşturduğunuzu ve doğaya kaç fidan borcunuz olduğunu hesaplayabilirsiniz. Benimki 4 çıktı. Arabam olmadığı ve ulaşımı tabanvay ile yaptığım için. 70 sene lüzumsuz hayatımı sürdürsem 280 ağaç dikip gitmem gerekiyor.
Karbon Ayak İzinizi Ölçmek İçin Tıklayın

Tags : , , ,

Öğretmenlerin yarıdan fazlasının kredi borcu var

Öğretmenlerin yarıdan fazlasının kredi borcu var

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, geleceğin mimarlarının durumu içler acısı. Tablonun ne kadar vahim olduğunu görmek için öğretmenlerle ilgili birkaç rakama bakmak yeterli… 10 öğretmenden 6’sı ümitsiz. Yüzde 25’i ek iş yapıyor. Yüzde 65’i fikirlerini özgürce açıklayamıyor. Yarısından çoğunun borcu var…

24 Kasım Öğretmenler Günü, Türkiye’nin dört bir yanında kutlanırken binlerce eğitimci bu çok özel günü buruk karşılıyor. Eğitim-İş’in Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı anketten çıkan çarpıcı tablo moralleri bozarken uzun uzun düşündürüyor. Öğretmenlerin ekonomik, kültürel ve siyasi durumlarını ortaya koyan anketin sonuçlarını birlikte inceleyelim.

Öğretmen Herkese Borçlu

Öğretmenlerin yüzde 36’sı kendisine ait evi yok.
Yüzde 36’sı ev kredisi ödüyor.
Yüzde 32’si kirada oturuyor.
Yüzde 21’i çocuklarının eğitimi için kredi çekti.
Yüzde 25’i ek iş yapıyor.
Yüzde 47’si ikiden fazla kredi kartı kullanıyor.
Öğretmenlerin yüzde 22’sinin esnafa, yüzde 25’inin şahıslara nakit, yüzde 52’sinin herhangi bir bankaya, yüzde 52’sinin kredi kartı borcu var.

Tatiller Evde Geçiyor

Yüzde 30’u kredi kartının sadece asgari borcunu ödeyebiliyor.
Yüzde 4’ü maaşında icra olduğunu, yüzde 8’i maaşına en az bir kez icra geldiğini belirtiyor.
Yüzde 24’ü borçla geçiniyor, yüzde 32’si maddi yardım alıyor.
Yüzde 61’i son bir yıldır tiyatroya, yüzde 35’i sinemaya gitemiyor.
Yüzde 70’i tatilini evinde ya da köyünde geçiriyor.
Yüzde 80’i her gün bir gazete, yüzde 62’si her ay bir kitap alamıyor.

Düşünce Özgürlüğü Yok

Öğretmenlerin yüzde 60’ı gelecekten ümitli değil.
Öğretmenlerin yüzde 64’ü düşüncesini özgürce açıklayamıyor.
Öğretmenlerin yüzde 24’ü okul yöneticileri tarafından siyasi baskı yapıldığını belirtiyor.
Yüzde 69’u okul yöneticilerinin siyasi iktidarın etkisi ile atandığını düşünüyor.

Öğretmen Maaşı Yoksulluk Sınırının Altında

Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin ekonomik açıdan çok zor günler geçirdiğini ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 509 TL, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 192 TL. Öğretmenler yoksulluk sınırının neredeyse yarısı kadar maaş alıyor.

Çocuğunun Öğretmen Olmasını İstemiyor

TÜRK Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen’in yaklaşık 26 bin öğretmenle yaptıkları anketler de, neredeyse Eğitim-İş’in sonuçlarıyla aynı ‘kara tabloyu’ ortaya koyuyor. Bu iki sendikanın anketlerinde farklı olarak, şu tablo ortaya çıkıyor:

Yüzde 31.3’ü puanı öğretmenlik programlarına yettiği için bu mesleği seçmiş.
Katılımcıların yüzde 42.3’ü, çocuğunun öğretmen olmasını desteklemeyeceğini ifade ediyor.
Yüzde 38.9’u, öğretmenliğin itibar ve imajının düzelmeyecek kadar yıprandığı görüşünde.
Yüzde 65.7’si, toplumsal statülerinin gittikçe düştüğü kanaatinde…

Tags : , , , , , ,

Kredi Borcu Yapılandırmada Bankalar Ne Kadar Faiz İstiyor?

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tüketici ve kredi kartı borçları için vatandaşlar hafta başından itibaren banka şubelerine akın etmeye başladı. Bankalar borç yapılandırma için faizin yüzde 1.20 ile 1.50 arasında olmasını öngörürken tüketiciler sistemi anlamaya çalışıyor.

Başbakan Binali Yıldırım’ın açıklaması ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayınladığı yönetmelikle resmen başlayan kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçlarının 72 aya kadar yapılandırılması heyecanla karşılandı. Ancak kredi kartında gelirini aşmış borç bakiyesini daha düşük aylık taksitlerle ödeyip rahatlamayı isteyen vatandaş, banka şubelerindeki ilk günleri yapılandırmanın koşullarını anlamaya çalışarak geçirdi.

Bankalar cephesinde ise, yapılandırmanın şartlarının nasıl şekilleneceğine henüz karar verilmiş değil. Bankalar şimdilik 48 ay vadeli kredi kullandırmaya başladı. Ancak yapılandırma konusunda çoğu banka şubelerine hangi faizden ve hangi kriterlere uyan müşterilerin bundan yararlanabileceği konusunda herhangi bir bildirimde bulunmadı.

Yüzde 2.52’den Düşük Olur

Bankacılar yapılandırma konusunda özellikle asgari ödeme tutarı yüksek olduğu için ödemekte zorluk çeken vatandaşların telefonla arayıp yapılandırma şartlarını sorduğunu belirterek, “İlgi var ama insanlar şimdilik durumu anlamaya çalışıyor. Önümüzdeki günlerde genel tablo daha net ortaya çıkar” yorumunu yaptı. Vatandaşın ise daha çok faiz oranı ve borç transferinin mümkün olup olmadığını sorduğunu belirten bankacılar getirilen düzenlemenin başarılı olması için faizin kredi kartı gecikme faizi olan yüzde 2.52’den daha düşük olması gerektiğini vurguluyor. Aksi halde müşterilerin ihtiyaç kredilerine yönelebileceği belirtiliyor.

BDDK’nın son düzenlemesinde bankaların izlemeye alınan ve takipteki alacakları için ayırdığı karşılık oranlarını düşürdüğünü, bunun da bankaların maliyetlerini olumlu etkilediğine işaret eden bankacılar, “BDDK’nın son yönetmeliği ile karşılık oranlarında belli bir düşüş sağlandı. Bankalar, bu düşüşü yapılandırma için başvuran vatandaşa düşük faiz olarak yansıtacaklardır. Yapılandırmada faizin yüzde 1.20 – 1.50 arasında olması beklenebilir. Ama tabi bu yine de bankadan bankaya değişir. Ayrıca her başvuran da bundan yararlanamıyor. Özellikle halen asgarisini ödeyen ama miktar yüksek olduğu için zorlanan yani bir diğer deyişle canlı kredilerin yapılandırılması hedefleniyor” değerlendirmesini yaptı. Bankacılar ayrıca ihtiyaç kredilerinde yeniden yapılandırma yaparken kredi ilk alındığında uygulanan faizin de geçerli olabileceğini belirtiyor.

İhtiyaç kredilerinde en uzun vadenin 36 aydan 48 aya çıkmasının vatandaşın ilgisini artırdığına değinen bankacılar, “İlk etapta gözlemlenen vadenin uzamasından müşterinin memnun olduğu. Vade uzayıp aylık taksitlerin düşmesinden dolayı ilgi genelde 48 ay vadeli ihtiyaç kredilerinde yoğunlaştı” yorumunu yaptı.

Tags : , , , , , ,

İhtiyaç Kredisi 48 Ay Oldu Bankalar Vadeyi Uzattı

Bankalar 48 ay vadeli kredi uygulamasına geçtiler. Geçen hafta yapılan açıklamaların ardından ihtiyaç kredisi vadeleri 48 aya uzatılmıştı. Bankaların ne zaman 48 ay vadeli kredi vermeye başlayacakları merak ediliyordu. Bankalardan ilk 48 ay vadeli kredi kampanyaları gelmeye başladı.

Ekim ayı sonuna kadar devam edecek olan Akbank Sonbahar Kredisi kampanyasında vade 36 aydan 48 aya çıktı. Kredi 3 ay ertelemeli olarak kullanılabiliyor. Erteleme seçeneğinde ilk ödeme 2017 Ocak ayında yapılıyor.

Garanti Bankası 48 ay vadeli kredi vermeye başlayan bankalardan bir diğeri oldu. Bankanın 48 ay vadeli ihtiyaç kredisi kampanyasının tanıtımları yapılmaya başlandı.

ING Bank 48 ay vadeli kredi kullandıran bankalardan bir diğeri oldu. Bu banka da eski kampanyasına 48 ay vade seçeneğini ekledi. ING Bank herkese aynı faiz oranını uygulamıyor ve faiz oranları % 0.99’dan başlıyor.

Devlet bankaları da 48 ay vadeli tüketici kredisi vermeye başladılar. Bunlardan biri olan Ziraat Bankası’nın kredi seçenekleri arasına 48 ay vade de eklendi.

Bankaların 48 ay vadeli kredileriyle vatandaşın daha uzun vadelerle geri ödeme imkanına kavuşması böylece ödenecek aylık taksit tutarlarının azalması hedefleniyor. Ekim ayıyla birlikte hız kazanacak kampanyalarda 48 ay vade n plana çıkacak. Bilindiği gibi bankalar yakın zamanlara kadar 60 ay vadeli ihtiyaç kredisi kullandırıyorlardı. 48 ayın yakın zamanda 60 aya uzayıp uzamayacağı bugünlerde bankacılar arasında en çok merak edilen konulardan biri. Kredi vadelerinin uzaması tüketimi canlandırıp ekonomiye destek olurken tasarruf açığını ve borçlanmayı da beraberinde getiriyor.

Tags : , ,

İhtiyaç Kredisi ve Kredi Kartı 72 Ay Yapılandırma Koşulları

Bireysel ihtiyaç kredisi ve kredi kartlarında 72 ay vadeli borç yapılandırması uygulaması başladı. Geçen hafta hükümet yetkililerince duyurulan uzun vadeli borç yapılandırmasının ayrıntıları da belli olmaya başladı. Yapılandırma ihtiyaç (tüketici) kredisi ve kredi kartı borçlarında geçerli olacak. Taştı kredisi ve konut kredisi için bu kapsamda yapılandırma yapılmayacak.

Kredi ve kart borçlarını yapılandırmak için öncelikle bankaya başvuru yapmak gerekiyor. Yapılandırma isteğe bağlı olduğu için banka tarafından kendiliğinden yapılandırma yapılamıyor. Kredi ya da kart borçlusu bankaya yapılandırma başvurusu yaparak kaç taksitle yapılandırma istediğini belirtecek. En fazla 72 ay vadeli olarak yapılandırma mümkün olacak. İsteyenler 12 ay, 24 ay, 36 ay, 48 ay gibi vadelerle de yapılandırma yapabilecek.

Borç yapılandırması canlı durumda olan kredi borçları için geçerli olacak. Borcun yasal takibe düşmemiş olması gerekli. Eksik ödenmiş, asgarisi ödenmiş ya da düzenli ödenen kredi ve kredi kartı borçları yapılandırma kapsamında yeniden vadelendirilecek.

Yapılandırma en fazla 72 taksitte gerçekleşiyor. Ancak banka müşterinin durumunu inceleyerek daha kısa vade teklif edebilecek.

Borç yapılandırma faizlerinin kabul edilebilir düzeylerde olması bekleniyor. Yüksek kredi kartı gecikme faizleri yapılandırmada sözkonusu olmayacak. Amaç vatandaşın borç yükünü hafifletmek ve ödenemeyen borçların ödenebilir hale getirilmesi olduğu için yüksek faiz uygulamasına gidilmeyeceği tahmin ediliyor.

Tags : , ,

Dolar neden yükseliyor, daha da yükselir mi?

Dolar neden yükseliyor, daha da yükselir mi?

Amerika Merkez Bankasının (FED) faiz artışı sürecinin yavaş olacağı beklentisi Lira’nın da içinde bulunduğu gelişmekte olan ülke para birimlerini bir süredir olumlu etkiliyordu. Ancak FED Başkanı Janet Yellen’ın son yaptığı konuşmada faiz artışının Eylül ayında olabileceği sinyalini vermesiyle hava değişmeye başladı. Koşullar olumlu olmasına rağmen diğer ülke para birimlerine göre daha az değerlenen TL’nin Ağustos sonundan itibaren değer kaybetme sürecine girmesi bekleniyor.

Peki, TL hangi nedenlerden dolayı yeterince değerlenemiyor ve bundan sonrasında neler olabilir? Bu sorunun cevabını bulmak için TL’yi olumsuz etkileyen ört temel nedeni inceleyelim. Bu dört neden, şu sıralar Dolar TL paritesinin yönünde belirleyici oluyor.

FED Üyeleri “Şahinleşmeye “ Başladı

Geçtiğimiz hafta FED’in açıkladığı toplantı tutanaklarında üyeler faiz artışı konusunda fikir ayrılığı içinde yer alıyordu. Kimi üyeler Eylül ayında faiz artışının uygun olabileceğini ifade ederken, bazı üyeler düşük enflasyonunun risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi. FED üyeler arasında ayrışmalara dikkat çekilirken, oy hakkına sahip olan önemli üyelerin yavaş yavaş faiz artışının olabileceğine yönelik ifadeler kullanmaya başladı.

Bu üyelerin başında Dudley, Williams ve Stanley Fischer geliyor. Özellikle dün FED başkan yardımcısı Fisher’in faiz artışı için zemin oluştuğuna yönelik açıklamaları etkili oldu. FED üyeleri yavaş yavaş faiz artışı olabileceğine yönelik piyasaları yönlendirirken gözler Cuma günü FED başkanı Yellen’da olacak. Yellen’nın da diğer üyelere benzer şekilde konuşması halinde doların değer kazanımlarına devam ettiğini görebiliriz. Bu da TL’nin değer kaybetmesinde etkili olabilir.

Kredi Derecelendirme Kuruluşları Ön Plana Çıktı

FED üyelerinin mesajlarının yanı sıra kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları ve not değerlendirmeleri etkili oluyor. Moodys’ Türkiye’nin kredi notunda değişiklik yapmasa da inceleme sürecinin devam edeceğine yönelik mesajlar verilmesi piyasalar tarafından fiyatlanmaya neden oluyor. Diğer bir kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyede bıraksa da not görünümünü negatife düşürdü. Not görünümünün negatife düşürülmesinin nedeni olarak artan politik riske dikkat çekildi.

Moodys Türkiye’nin büyüme tahminini aşağı yönlü revize etmesi ve önümüzdeki süreçte risklerin devam edebileceğine yönelik açıklamaları etkili oluyor. Önümüzdeki süreçte kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları önemli takip edilecek. Fitch bu yıl içinde başka bir değerlendirme yapmayacak. Moodys 2 Aralık günü, S&P ise 4 Kasım günü not değerlendirmesi gerçekleştirecek.

TCMB’nin Faiz İndirimleri Etkili Oluyor

Kredi derecelendirme kuruşlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi etkili oluyor. TCMB, sadeleştirme politikası adı altında koridorun üst bandında faiz indirimlerine devam etmesi bekleniliyor. Ancak, piyasa bu adımların 25 baz puan ile ılımlı olmasını bekliyor. TCMB’nin faiz indirimlerinde hızlı bir adım atacağı beklentisi TL varlıklarını olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda TCMB’nin faiz indirimlerinin yanı sıra toplantı metninde vereceği mesajlar takip edilecektir.

Makroekonomik Verilerde Bozulma Fiyatlanıyor

Yurtiçinden açıklanan verilere baktığımızda bir miktar bozulma yaşandığını görüyoruz. Enflasyon oranı gıda fiyatlarının etkisiyle sert bir yükseliş yaşayarak % 8,79 seviyesine yükseldi. Enflasyon oranında yaşanan yükseliş merkez bankasının sınırlı adım atmasına neden olabilir. Aynı zamanda sanayi üretiminde yaşanan yavaşlama ve turizm gelirlerinin azalması sonrası yükselen cari açık piyasalar tarafından fiyatlanan veriler olduğunu görüyoruz. Piyasalar açıklanan temel makro verilerini fiyatlamayı sürdürebilir.

Teknik Fiyatlamalar Yükselişe İşaret Ediyor

Teknik görünüme baktığımızda Dolar TL paritesinin yükselen trendin desteği olan 2,90 civarlarını test etmesi sonrası yükselişlerini hızlandırdı. Bu yüzden bu bölgeden gelen alımların normal olduğunu ifade edebiliriz. Öte yandan kısa vadede oluşan 3,10 seviyesinden başlayan düşen kanalın(Sarı Bölge) direnci olan 2,9510 seviyesi önemini koruyor. Bu seviyenin aşılması halinde yükselişler hız kazanrak 2,9630-2,9710 seviyelerine doğru devam edebilir.

Doların yeniden küresel olarak değer kazandığı bu dönemde 2.9240 – 2.9130 destek seviyeleri ön plana çıkabilir. Bu seviyenin üzerinde yükseliş isteği sürebilir.2,9100 desteğinin kırılması halinde geri çekilmelerde 2,8920 – 2,8740 destek bölgesi takip edilebilir. 2,8740 seviyesi yeniden alım bölgesi olarak takip edilebilir.

Tags : , , , , , , , ,

Çalışanın maaşından her ay 100 lira kesilecek

Çalışanın maaşından her ay 100 lira kesilecek

Çalışanlara 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren uygulanacak zorunlu bireysel emeklilik tepki çekiyor. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in açıkladığı sistem ile 100 milyar lira ek tasarruf sağlanması bekleniyor ama bu sistem asgari ücretliyi düşündürüyor. Bireysel emeklilik için 45 yaş altındaki tüm çalışanlardan 100 lira kesilecek. 13 milyon çalışan sisteme dahil edilecek.

13 milyon çalışandan zorla para toplanacak

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in 45 yaş altındaki çalışanların bireysel emeklilik sistemine otomatik katılımıyla ilgili çalışmaları tepki çekti.

13 milyon çalışanın maaşından her ay 100 lira kesilecek.
Şimşek, bu sistem sayesinde 10 yıllık süre içinde 100 milyar TL’nin üzerinde bir ek tasarrufun ülke ekonomisine kazandırılacağının düşünüldüğünü belitti. Ancak asgari ücretle çalışan insanlardan zorla prim alınarak yapılacak olan tasarrufun vatandaşa faydadan çok zararı olacağına dikkat çekiliyor.

45 yaş altı çalışanlar otomatik olarak kendisini bu sistemin içinde bulacak.
Yani zorunlu olarak 45 yaşın altındaki tüm çalışanlar bireysel emeklilik sistemine dahil olacak. Çalışanların maaşından her ay en az 100 lira kesilecek.

2 ay sistemde kalmaksa zorunlu.

Eylül ayında vergi dilimine girdikten sonra asgari ücretlilerin maaşından ortalama 100 lira eksilecek, bunun üstüne 1 Ocaktan itibaren zorunlu bireysel emeklilikle 100 lira daha azalacak. Böylelikle 1300 liralık asgari ücretten 1100 lira kalacak. 2 aylık sürenin ardından çalışanlar isterlerse sistemden ayrılabilecekler. Sistemden ayrıldıktan sonra 2 ay içinde de paraları ödenecek.

Tags : , , , , ,

Kuyumcular daha fazla taksit bekliyor

Kuyumcular daha fazla taksit bekliyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) kredi kartında taksit miktarını artırma yönündeki çalışması, son yıllarda altın fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle satışları azalan kuyumcuları umutlandırdı.

Altın piyasasında büyük durgunluk yaşandığını ifade eden kuyumcular, birkaç yıl öncesine kadar kredi kartıyla satın alınan altında taksit miktarının 12’ye kadar çıkabildiğini, ancak son dönemde alınan bazı ekonomik tedbirler sonucu bu uygulamanın kaldırıldığını söylüyorlar.

Sektör temsilcilerinin BDDK yetkilileriyle yaptıkları görüşmeler sonucu altın alımında 4 taksit uygulamasına geçildi. Bu uygulama yaklaşık 1 yıldır bu uygulama devam ediyor. Sektörün 4 taksitten oldukça memnun olduğu görülüyor. Ancak daha önce olduğu gibi 12 taksitin geri dönmesini de bekliyorlar. BDDK’nın taksit sayısında iyileştirme yapacağı ve 12 taksit uygulamasına kuyumculuk sektörünü de dahil etmeyi düşündüğü haberleri bu beklentiyi artırıyor.Daha da önemlisi motive edebilir.

Kuyumcular bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyorlar: “Dört gözle ve heyecanla bu kararın çıkmasını bekliyoruz. Altın, zaruri bir ihtiyaç olmadığı için insanların özel günlerinde ya da yatırım amacıyla kullanılıyor. Eskiden vatandaşlarımız yılbaşı, sevgililer günü ya da anneler gününde kredi kartıyla ziynet eşyası hediye alabilmekte ve bütçelerine dokunmadan 12 takside kadar rahatlıkla ödeyebiliyordu. Taksit sayısının azlığı insanları altından soğuttu. En basiti, düğünlerde insanlar altın yerine ev eşyası hediye etmeye ya da para takmayı tercih etmeye başladı. Bu da işlerimizi olumsuz etkiledi. Taksit sayısı 12’ye çıkarılırsa işlerimizin önü açılır.”

Tags : , , , , , , ,