Kategori: Haberler

Leonardit Kullanımı – Tarımda Doğal Yeni Yöntemler

Leonardit Kullanımı - Tarımda Doğal Yeni Yöntemler

LEONARDİT – PATLADI GİTTİ

Yeni trend, doğal tarımda leonardit kullanmak. Ben de bir entel olarak bu modaya uymazsam olmazdı.

Organik üretim, ancak sonuç ezik büzük, çarpuk çurpuk bir sürü bitki olunca arayış başlamış. Organik üretim bu olmamalı demiş atalarımız.

Yani Amerikalı atalarımız böyle demiş. Amerikalı bilim adamı Leonard maden bölgesinde yaşamaktaymış. Madende henüz kömür olmayan, bitkisel görünen kısımları işe yaramaz diye atmaktaymışlar.

Leonard abimiz ‘ulan’ demiş, ‘bu bitki artıkları kömür olmadan da kullanılmaz mı?’. Leonard ondan sonra bunları tarlaya atıyor. Bir bakıyor bitkiler patlama yapmakta.

Abimiz madenden pislik kalksın diye bedava verdikleri kömür olmamış maddeleri önce çuval çuval, sonra kamyon kamyon götürmeye başlıyor. Ufak yollu bu işin ticaretine başlayınca madenciler uyanıyor.

Leonard’ın bulduğu henüz kömürleşmemiş maddenin ismi Leonard’s Linyit, Leonardlinyit, Leonardinyit derken, Leonardit oluyor. Ondan sonra patladı gitti.

Sonra Leonardit birdenbire kömürden daha değerli ayrı bir maden olarak aranmaya başlıyor. Meğerse bir sürü madenleri işe yaramaz diye kapatmışlar, ful leonardit.

Böylece leonardit tarım alanına giriyor.

Ama leonardit bir gübre değil. Normal gübrenin bitki tarafından alımını kolaylaştırıyor. Ayrıca organik madde içeriyor.

Son yıllarda Türkiye’de moda oldu. Toprakta organik madde kalmayınca, devamlı kimyasal, kimyasal bir noktaya kadar. Şimdi herkes leonardit peşine düşmüş. Bir de solucan furyası var. Onu da sonra anlatayım.

Bu günlerde izlediğim kanallar: Köy TV, Çiftçi TV.

Üretimden çoktan vazgeçmiş, tarımı çoktan öldürmüş, Türk milletinin son hayatını anlatmak açısından anlamlı.

Tags : , , , , , ,

Katalan Referandumu Üzerine Yorum – Katalonya Bağımsız Olur mu?

Katalan Referandumu Üzerine Yorum - Katalonya Bağımsız Olur mu?

SOLCULUĞUN SALAKÇASI

Solcu BirGün gazetesine bakılırsa Katalonya İspanya’da sendika direnişlerinin en çok olduğu bölgeymiş ve İspanyol diktatör Franco’ya karşı direndikleri için çok solcu imişler. Bu nedenle solcular Katalonya’nın bağımsızlığını desteklemeliymiş.

İşin gerçeğini ise BloombergHT kanalında öğrendim. Katalonya denilen yer İspanya’nın sanayi bölgesiymiş ve gelir düzeyi İspanya’nın çok üzerindeymiş. Katalanlar İspanyol ekonomisini daha fazla taşımak istemiyorlarmış. İspanya’dan daha zengin oldukları için ayrılmak istiyorlarmış.

Neden bu Katalonya’ya taktın derseniz, solun bir süredir milliyetçi – faşist hareketlere (Barzani’nin devleti gibi) özgürlük ve eşitlik gibi kavramları giydirerek savunmaya çıktığını görüyorum.

Katalonya ya da Irak Kürdistan Yönetimi sol, sosyal adaletçi, özgürlükçü vs. temeller üzerinde kurulan devletler değil. Bunlar kendi milliyetçilerinin – ırkçılıklarının peşinde koşuyor. Dünyada artık adalet, özgürlük, insan hakları, paylaşım adına hiçbir şey kalmamışken solcuların enerjilerini bir de böyle tek dertleri milliyetçilik olan oluşumlara harcaması olmayan gücümü daha da bitiriyor.

Onun için Katalonya’yı ve onun İspanyol fakirlerden kurtulmaya çalışan, kendini zengin hisseden ama küresel sermaye karşısında bir hiç olan sözde akıllı halkını kafaya takmış durumdayım.

Aynı şey kurulmaya çalışılan Irak Kürt devleti için de geçerli. Tarih boyunca hep yabancı güçlerden medet uman, devlet ve petrol zenginliği hayali kuran Iraklı Kürtlerin de sonlarının yine hüsran olacağı çok açık gözüküyor.

Direnişte kullandıkları imajları bile Amerika’dan esinlenen, ama bizim solculara göre solcu olan Katalan halkının 2. Dünya Savaşı’ndaki Amerikan bayrağı dikilişini taklit eden sahneleri.

Tags :

Darıca Maratonu Komik Yorum – Mizahi Spor Yazıları

Darıca Maratonu Komik Yorum – Mizahi Spor Yazıları

En sevdikleri ses olan korna sesiyle fırladılar gittiler. Kendilerini araba zannediyorlar herhalde. Uluslararası Darıca Yarı Maratonu başladı.

Ancak Başkan ve protokola saygısızlık yapıldı. Vatandaş profesyonel koşucularla birlikte fırladı gitti. Başkan ve protokol sonradan çıkış yaptılar.

Başkan çıkana kadar zenciler bir koşu Darıca’yı dolanıp finişe gelmek üzereler. İlk grup ful zenci. Beyazlar arkada kaldı.

Şu anda Maraton tamamlandı tamamlanacak. Zaten yarı maraton. Zenciler için sabah koşusu niteliğinde.

Başkan ve protokol eşofmanla koşuyor. Baldırı çıplak koşmak onlara yakışmaz. Başkan ve protokolle beraber ilkokul öğrencileri koşuyor. Aslında öğrenciler şu anda yürüyorlar. Başkana ayıp olmaması için yürümeye geçtiler. Yoksa ara çok açılacak.

Darısı Başınıza Magazin şu anda Darıca’dan bildiriyor.

Fotoğrafta: Önceki Maratonun finişi. Yarışı Başkan kazanıyor herhalde.

Tags : , ,

Dünyada Açlık Nasıl Biter?

Dünyada Açlık Nasıl Biter?

Dünya servetinin yarısı 5 – 10 kişinin elindeyken… bizler bu serveti ele geçirmeye odaklansaydık… Bize ne yaparlardı acaba? Tüm dünya devletleri birleşip kafamıza atom bombası atarlardı.

Liderler ve devletler arasında hiçbir sorun kalmazdı. Hepsi bu 5 – 10 kişiyi korumanın derdine düşerdi.

Bu servet dünya halklarına dağıtılmış olsaydı açlık biterdi… açlık değil yoksulluk biterdi.

5 – 10 kişinin elindeki servet dünyadaki 4 milyar insanın kazancına eşit durumda.

Tags : , , ,

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Her Türk babanın kaderidir. Ailede olan her şeyi kabullenmek. Genellikle ona son dakikada ‘Olan olmuş zaten’ denilerek söylenir.

Ya kız evlenecektir, ya oğlan bir halt karıştırmıştır. Ama ‘Olan olmuştur’ zaten.

Sanrım bu şarkıda da bu durumu anlatıyor genç kızımız. ‘Olan olmuş zaten’ diyerek. Bir şeyler olmuş zaten, sıra işi tamamına erdirmeye kalmış herhalde. Gençlerin dilinden pek anlamıyorum ama bana öyle gibi geldi. Bir de siz dinleyin.

Kürt baba bu durumda kızı vurur. Küçük erkek kardeş hapse girer. Laz baba damadı pusuya düşürme hayalleri kurar, bir şey yapamaz.

Ama Türk babanın tek bir çaresi vardır. Olanı biteni kabullenmek. Aleyna Tilki’nin de dediği gibi: Olan olmuş zaten.

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Aleyna Tilki Komik Mizahi Yorum: Sen Olsan Bari

Tags : , , ,

İyi Parti Slogan Önerileri

İyi Parti Slogan Önerileri

İyi Parti hayatımıza girdi. İlginç ismi insanların aklında İyi Partiye uygun sloganlar getirmeye başladı. Arkadaşlarımızdan gelen ilk sloganlar belli oluyor:

İyiliğe EVET – İYİ PARTİ

İyi Bir Gelecek İçin – İYİ PARTİ

İyiler Her Zaman Kazanır: İYİ PARTİ

İYİ PARTİ: Türkiye’ye İYİ GELECEK

İyi Parti 2019 seçimlerinde nasıl bir sonuç alacak bilmiyoruz. Ama kampanya döneminde renkli ve heyecanlı günler yaşatacağı kesin. Oldukça profesyonel gözüken isim seçimi ve ilk tanıtım çalışmalarıyla parti kurulu kurulmaz vatandaşın aklında yer etmeye başladı.

Tags :

Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Yeni bir Orhan Veli doğmuş: Mabel Matiz. Bilinçaltı çağrışımlarla kelimeler üzerinden anlatacağını anlatıyor, cümlelerin anlamlarıyla değil.

Geçen kelimelere bir bakalım:

‘Gel beni kor düşümden
Kurtarabilirsen kurtar
Yağmurumu çölümden
Ayırabilir mi bu kantar?’

Kelimeler beynimize işleniyor: Kor, çöl.

‘Çaldığın sazlar seni duysa
Saz utanır, vazgeçer
“unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel’

Devamında kor ve çöl’le bağlantılı olarak ‘acır’. Bilinçaltınızda keilmeler birleşiyor.

Ama bir de kor ve çölün zıttı var: Yağmur.

Bir araya pek gelmeyen Yağmur ve Kor ve Çöl sanatçının ruhunda biraraya gelmiş. Üstelik ayrılmaz bir şekilde.

Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Bir de düş kelimesi var. Gerçekliğin karşıtı. Ama sonra kantar kelimesi geliyor. Gerçekliğin en açık şekli. Ölçülebilir, tartılabilir olan. Kantar kaskatı bir gerçeklikse düş kelimesine taban tabana zıt.

Şimdi bilinçaltımız çalışıyor. Bir düş içinde, hiç de gerçekçi olmayan bir aşk yaşayan sanatçımıza ‘kantar’ ile diyorlar ki: Unut. Unut ki artık gerçekliğe dön, düşten sıyrıl. Unutmazsan eğer ‘acır’. Yani kor ve çöl yaşamaya devam eder.

Ama bir de ‘yağmur’ var. Aslında sanatçımız unutmayarak hiç de gerçekçi olmasa da kor ve çöl içinde yağmuru da yaşıyor. Oysa ‘unut’ diyenler onun sadece acı çektiğini sanıyorlar.

Devam edelim:

‘Beni boş ver de
Ya bu işler ne
Yıkılır dünya
Başımız yerde
Kırgınım can özümden
Yare buysa yol biter mi?
İki yâr bir uçurumda
Kavuşmaya kol yeter mi?
Tuttuğun senin olsun a canım
Aşk bırakmaktan geçer
“unut oğlum, acır” dedin oysa
Unutulmaktı ecel’

‘Unutulmaktı ecel’ diyen sanatçı, asıl gerçekliğe dönüldüğünde hayatının sona ereceğini söylüyor. Aynı zamanda ‘unutma’nın değil, unutulmanın bir son olduğunu söylemiş oluyor.

Bilinçaltı dedik ya ‘Ecel’in yardımcı kelimesi nerde? peki Dikkat ederseniz ‘Yol biter mi’ geçiyor. ‘Ecel’ ve ‘Yolun Bitmesi’. Bilinçaltı birleşiyor. Bir de ‘Yıkılır Dünya’ dediği zaman, neden olduğunu bilmediğimiz şekilde etkileniyoruz. ‘Yıkılan Dünya’, ‘Ecel’ ve ‘Yolun Bitişi’.

Mabel Matiz Ya Bu İşler Ne Şarkı Sözlerinin Anlamı

Ama sanatçımız aşkını unutmadığı için ‘yol bitmiyor’. Yaresinden vazgeçmiyor ve onun için ‘ecel’ gelmiyor.

O çoktan bırakmış, kantar hesabıyla ‘tuttuklarını’ açk zanneden gerçekçilere sesleniyor sanatçımız:
‘Tuttuğun senin olsun a canım
Aşk bırakmaktan geçer’
Ya ‘iki yar’ söz oyununa ne demeli. Hem iki tepe, hem de iki sevgili anlamına geliyor. Ama bir de ‘başımız yerde’ var. Oysa tepelerin (yarların) başları yerde değil, yüksekte olur.

‘Kavuşmaya kol yeter mi’ diyor sanatçı. Kol bir ‘tutma’ aracı. ‘Tuttuklarını aşk sananlar’ kavuşmaya kol mesafesinde olmanın yeterli olduğunu düşünüyorlar. Oysa iki yar (tepe) ve iki yar (sevgili) arasındaki mesafe bazen onların düşündüklerinden çok daha fazla olabiliyor.

Büyüksün Mabel Matiz. Orhan Veli kadar büyüksün.

Tags : , , , , ,

KAYI BOYUNA AİT PEKİYİ SİMGELERİ BULUNDU

KAYI BOYUNA AİT PEKİYİ SİMGELERİ BULUNDU

Söğüt’te gerçekleşen araştırmalarda bir söğüt ağacının dibinde üzerinde PEKIYI yazan simgeler bulundu. Kayı boyunun önceleri IYI simgesini kullandığı, işler daha da düzelince PEKIYI simgesine geçtiği düşünülüyor.

Ankara Üniversitesi Tarih Fakültesi Osmanlı Ana Bilim Dalı Başkanı Osman Türkoğul ise aynı fikirde değil. Türkoğul bulunan belgenin Ertuğrul Bey’in oğlunun karnesine ait olabileceğini düşünüyor.

Yeni gelişmeler üzerine Meral Akşener’in partisinin ismini PEKİYİ olarak değiştireceği duyuruldu.

Tags : , , , , , ,

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Sanayi devriminin ardından, özellikle 1850’li yıllardan itibaren dünya geri dönülemez şekilde ısınmaya ve çevre tahrip olmaya başladı. Gezegenimizde yaşanan sera etkisi artışı ve tüketilen yüksek karbondioksit nedeniyle oluşan tehlike yeni yeni dünyanın gündemine girdi.

Her insan soluk alıp vererek, yemek yiyerek, ısınarak karbondioksit oluşturuyor. Ancak son dönemde hayatımıza giren motorlu taşıtlar, elektronik aletler ve ev konforunu sağlayan gereçler karbondioksit oluşumunu tarihte hiç olmadığı kadar hızlandırdı.

Bu durumda her insana düşen görev mümkün olduğunca az araç kullanarak, daha az elektrik tüketerek, enerji verimli ürünler kullanarak, fazla plastik tüketmeyerek çevreye destek olmak. Aşağıdaki linke tıklayarak Karbonmetre ile yıllık ne kadar karbondioksit oluşturduğunuzu ve doğaya kaç fidan borcunuz olduğunu hesaplayabilirsiniz. Benimki 4 çıktı. Arabam olmadığı ve ulaşımı tabanvay ile yaptığım için. 70 sene lüzumsuz hayatımı sürdürsem 280 ağaç dikip gitmem gerekiyor.
Karbon Ayak İzinizi Ölçmek İçin Tıklayın

Tags : , , ,

Öğretmenlerin yarıdan fazlasının kredi borcu var

Öğretmenlerin yarıdan fazlasının kredi borcu var

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, geleceğin mimarlarının durumu içler acısı. Tablonun ne kadar vahim olduğunu görmek için öğretmenlerle ilgili birkaç rakama bakmak yeterli… 10 öğretmenden 6’sı ümitsiz. Yüzde 25’i ek iş yapıyor. Yüzde 65’i fikirlerini özgürce açıklayamıyor. Yarısından çoğunun borcu var…

24 Kasım Öğretmenler Günü, Türkiye’nin dört bir yanında kutlanırken binlerce eğitimci bu çok özel günü buruk karşılıyor. Eğitim-İş’in Öğretmenler Günü nedeniyle yaptığı anketten çıkan çarpıcı tablo moralleri bozarken uzun uzun düşündürüyor. Öğretmenlerin ekonomik, kültürel ve siyasi durumlarını ortaya koyan anketin sonuçlarını birlikte inceleyelim.

Öğretmen Herkese Borçlu

Öğretmenlerin yüzde 36’sı kendisine ait evi yok.
Yüzde 36’sı ev kredisi ödüyor.
Yüzde 32’si kirada oturuyor.
Yüzde 21’i çocuklarının eğitimi için kredi çekti.
Yüzde 25’i ek iş yapıyor.
Yüzde 47’si ikiden fazla kredi kartı kullanıyor.
Öğretmenlerin yüzde 22’sinin esnafa, yüzde 25’inin şahıslara nakit, yüzde 52’sinin herhangi bir bankaya, yüzde 52’sinin kredi kartı borcu var.

Tatiller Evde Geçiyor

Yüzde 30’u kredi kartının sadece asgari borcunu ödeyebiliyor.
Yüzde 4’ü maaşında icra olduğunu, yüzde 8’i maaşına en az bir kez icra geldiğini belirtiyor.
Yüzde 24’ü borçla geçiniyor, yüzde 32’si maddi yardım alıyor.
Yüzde 61’i son bir yıldır tiyatroya, yüzde 35’i sinemaya gitemiyor.
Yüzde 70’i tatilini evinde ya da köyünde geçiriyor.
Yüzde 80’i her gün bir gazete, yüzde 62’si her ay bir kitap alamıyor.

Düşünce Özgürlüğü Yok

Öğretmenlerin yüzde 60’ı gelecekten ümitli değil.
Öğretmenlerin yüzde 64’ü düşüncesini özgürce açıklayamıyor.
Öğretmenlerin yüzde 24’ü okul yöneticileri tarafından siyasi baskı yapıldığını belirtiyor.
Yüzde 69’u okul yöneticilerinin siyasi iktidarın etkisi ile atandığını düşünüyor.

Öğretmen Maaşı Yoksulluk Sınırının Altında

Araştırmanın sonuçları öğretmenlerin ekonomik açıdan çok zor günler geçirdiğini ortaya koydu. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) bin 509 TL, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 6 bin 192 TL. Öğretmenler yoksulluk sınırının neredeyse yarısı kadar maaş alıyor.

Çocuğunun Öğretmen Olmasını İstemiyor

TÜRK Eğitim-Sen ve Eğitim Bir-Sen’in yaklaşık 26 bin öğretmenle yaptıkları anketler de, neredeyse Eğitim-İş’in sonuçlarıyla aynı ‘kara tabloyu’ ortaya koyuyor. Bu iki sendikanın anketlerinde farklı olarak, şu tablo ortaya çıkıyor:

Yüzde 31.3’ü puanı öğretmenlik programlarına yettiği için bu mesleği seçmiş.
Katılımcıların yüzde 42.3’ü, çocuğunun öğretmen olmasını desteklemeyeceğini ifade ediyor.
Yüzde 38.9’u, öğretmenliğin itibar ve imajının düzelmeyecek kadar yıprandığı görüşünde.
Yüzde 65.7’si, toplumsal statülerinin gittikçe düştüğü kanaatinde…

Tags : , , , , , ,