Kategori: Finans ve Bankacılık

Fitch de Türkiye’nin notunu düşürdü

Fitch de Türkiye'nin notunu düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme şirketi Fitch, Türkiye’nin uzun vadeli yerel para cinsinden IDR notunu BBB’den BBB-’ye düşürdü, not görünümünü ise “durağan”da tuttu. Bir başka kredi derecelendirme kuruluşu S&P de aynı yönde aksiyon alarak Türkiye’nin kredi notunu düşürmüştü.

Fitch’ten yapılan açıklamada, ülkelerin, uzun ve kısa dönem yabancı para birimi cinsinden kredi notları ile yerel para birimi cinsinden kredi notları arasındaki ilişkinin incelendiği, bazı kriterlerde değişiklik yapıldığı belirtildi.

Şirketin metodolojisindeki bu değişiklik sonucu, içinde Tayland, Kolombiya ve Türkiye’nin de yer aldığı 23 ülkenin yerel para birimi cinsinden kredi notları ve not görünümlerinde değişiklik yapıldı.

Bu kapsamda Türkiye’nin de yerel para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu “BBB”den, “BBB-“ye çekilirken, not görünümü ise durağan olarak belirlendi. Fitch’in not basamaklarında “BBB-” kredi notu, yatırım yapılabilir düzey olarak değerlendiriliyor.

Fitch, yaptığı kriter değişikliği nedeniyle değerlendirmeye almadığı Türkiye’nin Uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunda herhangi bir değişikliğe gitmedi.

Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu “BBB-” ile “yatırım yapılabilir” seviyede bulunuyor. Fitch’in Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notuna ilişkin değerlendirmesini Ağustos ayı içinde açıklaması bekleniyor.

Tags : , , , , ,

Dolar Yeniden 3 Lirayı Ne Zaman Geçer?

Dolar Yeniden 3 Lirayı Ne Zaman Geçer?

Türkiye’ye son birkaç gündür yoğun sıcak para girişi gözleniyor. Rusya ve İsrail ile yeniden barışılması ve Merkez Bankası Başkanı Çetinkaya’nın salı sabahı yaptığı açıklamanın artık faiz indirimi yapılmayacağı şeklinde algılanması sonucu Türkiye’ye yüksek faiz amaçlı gelen sıcak para girişlerini hızlandırdı. Bunun sonucu olarak da Amerikan dolarının 2.88 – 2.90 bandında sıkıştırıldığı gözlendi. Sıcak para girişlerinin hızlanması yüzünden dolar kuru bugünlerde 2.90 seviyesini aşamıyor ama kar realizasyonları nedeniyle 2.88’in altına inemiyor.

Piyasa uzmanları asıl hedeflerinin doları yeniden 2.78’e kadar indirmek olduğunu söylüyor olsalar da, bunun imkansız olduğunu kendileri de biliyor. Bu nedenle de ara hedef olarak 2.83 seviyesini koyarak “önce 2.83’e inecek, sonradan da 2.79’e gideceğiz” mesajı vermeye çalışıyorlar.

Uzun bayram tatili öncesinde yabancı finans kuruluşlarının Türkiye ile ilgili yayınladığı “Dolar 3.18 seviyesine kadar çıkabilir” şeklinde raporlar vardı. Piyasada estirilen bahar havası algısıyla dolar bu kadar baskı altına alınmışken ve sıcak para girişleri hızlanmışken 3.18 nasıl olacak? Dolar bu derece baskı altındayken yatırım yapmak mantıklı olur mu?

Tarafsız finans uzmanlarının görüşleri dikkate alınırsa, bu seviye hala mümkün… Hatta uzun süredir sıkıştırılmış olduğu için elden kaçması halinde doların çok kısa sürede 3 TL seviyesini geçeceğini, panik ortamında 3.18 TL seviyesine kolayca ulaşabileceğini öngörüyorlar. Bunun gerçekleşmesi için Avrupa’da şu anda estirilen bahar havasının son bulması, dikkatlerin yeniden İngiltere’nin AB’den çıkışıyla ilgili belirsizliğe yönlendirilmesi yeterli olacak. Dışarıdan olumsuz sinyaller gelmeye başladığı anda Türkiye’deki bahar havasının sonlanması gündeme gelebilir.

Ama bu gerçekleşmeden önce kısaca BİST olarak bilinen Borsa İstanbul 100 endeksinin 83 bine çıkması gerekiyor. Salı günü itibariyle 80 bin psikolojik sınırı hızla aşıldı ve 83 bin hedefinden söz edilmeye başlandı. O hedefe ulaşıldığı anda borsada kar realizasyonları başlayacak ve yabancılar çıkış yaparken borsa kağıtları da yüksek fiyattan almış olan yerli yatırımcının elinde kalmış olacak. Borsadan çıkış ortamında doların yeniden ivme kazanarak 3 TL seviyesine yeniden yükselmesi beklenebilir.

Tags : , , , , , ,

Nisan ayında konut fiyatları yüzde 1.1 arttı

Nisan ayında konut fiyatları yüzde 1.1 arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, “Türkiye Konut Endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre %1,11 artışla 208,50 oldu” açıklaması yaptı.

Türkiye konut piyasasındaki fiyat değişimlerini takip etmek amacıyla tabakalanmış ortanca fiyat yöntemiyle hesaplanan Konut Fiyat Endeksi, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,11 oranında artarak 208,50 seviyesinde gerçekleşti.

Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamaya göre, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,69 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 7,62 oranında arttı. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2015 yılı Nisan ayında 1596,09 TL/m2 iken 2016 yılı Nisan ayında 1794,33 TL/m2 olarak gerçekleşti.

Açıklamada şöyle denildi: “Yeni Konutlar Fiyat Endeksi (YKFE): Türkiye genelinde, 48 ilde son iki yılda yapımı gerçekleşen konutların değerleme raporları analiz edilerek hesaplanan YKFE (2010=100) 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 0,76 oranında artarak 200,54 düzeyinde gerçekleşmiştir. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,84 oranında, reel olarak ise yüzde 5,88 oranında artmıştır.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de Durum

Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 1,42, yüzde 0,42 ve yüzde 1,61 oranlarında artış görülmüştür. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 18,73, 9,14 ve 17,30 oranlarında artış göstermiştir.

Üç büyük ilin yeni konutlar fiyat endeksleri değerlendirildiğinde, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 0,92, yüzde 0,79 ve yüzde 0,34 oranlarında artış görülmüştür. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 17,94, 9,42 ve 14,75 oranlarında artış göstermiştir.

2016 yılı Nisan ayına ilişkin 26 düzey 2 bazındaki konut fiyat endekslerinin yıllık yüzde değişimleri incelendiğinde, KFE’deki en yüksek yıllık değişimin gerçekleştiği düzeylerin yüzde 20,80 ile TR22 (Balıkesir ve Çanakkale), yüzde 20,29 ile TR21 (Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ) ve yüzde 20,05 ile TR42 (Bolu, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Düzce) olduğu, en düşük yıllık değişimin gerçekleştiği düzeylerin ise yüzde -0,31 ile TRC1 (Kilis, Adıyaman ve Gaziantep), yüzde 3,54 ile TR82 (Çankırı, Kastamonu ve Sinop), yüzde 3,56 ile TRC2 (Diyarbakır ve Şanlıurfa), yüzde 3,68 ile TRC3 (Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak) ve yüzde 4,69 ile TRB2 (Van, Bitlis, Hakkari ve Muş) olduğu görülmüştür.

Tags : , , , , ,

Faiz ile Kar Payı Arasında Fark Var mı?

Faiz ile Kar Payı Arasında Ne Fark Var?

Bankalar ile finansal bir ilişki içerisine giren herkes, kar payı ve faiz gibi terimleri sık sık duymaya başlıyor. Klasik bankaların uyguladığı faiz oranıyla katılım bankalarının uyguladığı kar payı oranının hemen hemen aynı olması kafaları karıştırıyor ve akıllara “Acaba faiz deyimini kullanmamak için mi kar payı diyorlar?” sorusunu getiriyor. Bankalarla bundan sonra yapacağınız finansal işlemlerde faydası olur diye düşünerek faiz ile kar payı kavramlarını biraz açmak istiyoruz.

Kar payı ile faiz aslında birbirine yakın kavramlar olmasına rağmen ikisi arasında bazı farklar da vardır. Faiz kavramı, yatırıma konulmuş paraya belirli bir vade sonrasında yüzdelik oranlarla ifade edilen bir kar verilmesi işlemidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yatırımcının vade sonrasında yüzde kaç oranında kar edeceğini yatırım yapmadan önce öğrenmiş olması… Katılım bankalarında uygulanan kar payında ise ne kadar kar veya zarar edileceği önceden tam olarak bilinemez.

Katılım bankalarında kar ve zararlar ortak mantık temelleri üzerine oturtulur. Bankaların yatırımcılardan aldığı parayı bir havuzda toplayarak farklı sektörlerdeki iş kollarında değerlendirir ve ortaya belli bir kar çıkar. Bunun belli bir kısmı da yatırımcıya kar payı olarak verilir.

Kar payı sisteminde kar edebileceğiniz gibi zarar da etmeniz mümkündür. Dolayısıyla tam olarak ne kadar kazanacağınızı asla bilemezsiniz. Faiz sisteminde ise alacağınız faiz miktarı yatırımınızı yapmadan önce size net bir şekilde bildirilir. Yatırım yapacağınız mevcut paranız ile doğru orantılı olarak kazanabileceğiniz miktar her zaman bellidir.

Ancak şunu belirtmemiz gerekir. Katılım bankası tarafından yönlendirilen paranız zarar etse bile, bankanın bu zararı genellikle size yansıtmadığı ve faiz bankalarıyla hemen hemen aynı oranda kar payı verme eğiliminde olduğu gözleniyor. Dolayısıyla faiz ile kar payı arasında oran olarak pek bir fark kalmıyor.

Tags : , , , , , ,

Emekliye Banka Promosyonu 900 Liraya Dayandı

Yaklaşık iki yıldan beri gündemden inmeyen emekliye banka promosyonunda çözüm noktasına ulaşıldığı bildirildi. Yıllık 180 milyar liralık (Eski parayla 180 katrilyon) pastadan pay isteyen bankalar, önceleri nazlansa da hükümetin bastırması sonucunda 900 liraya kadar yaklaştı. Sonucun Ramazan Bayramı öncesinde açıklanması bekleniyor.

Emekliler için promosyon sözü ilk kez 2014 yılında duyuldu. Toplu sözleşme görüşmelerinde sendikalar, memurların aldığı banka promosyonlarının emekliler için de verilmesini gündeme taşıdı. Çalışma Bakanlığı ve SGK yetkilileri o dönemde bankalarla bir araya geldi. Önce emekli maaşının yüzde 80’inin ödendiği kamu bankaları masaya çağrıldı. Fakat kamu bankaları ’emekliler maaşını hemen çekiyor, bankada bırakmıyor’ gerekçesiyle 50-60 liralık teklifler getirince görüşmeler tıkandı.

Oysa memurlar ortalama promosyon dönemi için brüt maaşlarının yüzde 60’ını alıyorlar. Yani 3 bin lira brüt maaşı olan bir memurun genelde 3 yıl olan promosyon dönemi için alacağı para 1.800 lirayı buluyor. Ortalama 1.500 lira olan emekli maaşının 3 yıllık promosyonunun da bu durumda 900 lirayı bulması gerekiyor.

Kamu bankaları pazarlık masasındayken özel bankalarda da emekli maaşını kendisine çekme yarışının başladığı görüldü. Çünkü ortada 180 milyar lirayı bulan bir pasta söz konusu idi. Bir bankayla yapılan anlaşma gereği ilk kez maaşını alanlara 300 liralık bir promosyon teklif edildi. Buradan yola çıkılarak masada pazarlık 600 liraya kadar yükseldi. Şimdi gelinen noktada 3 yıllık promosyon dönemi için 900 liranın verilmesi gündemde.

Bankalar emekliden ne kazanıyor?

Bankalar kendilerine gelen emeklilerden her türlü kazanabiliyor:

— Maaşlar hesapta kalıyor ve banka parayı kullanıyor.
— Emeklilere kredili mevduat hesabı açılıp faiz alınıyor.
— Emeklilere kredi kartı veriliyor ve faiz, komisyon geliri elde ediliyor.
— Otomatik ödeme talimatlarıyla fatura kazancı elde ediliyor.
— Emeklilerin maaşı garanti olduğu için risksiz kredi veriliyor faiz kazancı oluyor.
— Kredilerde sigortalar yapılarak kazanç elde ediliyor.
— Emeklilerin yakınları da potansiyel müşteri olarak o bankaya geliyor, ürünleri kullanıyor.
— Kart aidatı parası alınıyor.
— Emekliler BES müşterisi yapılıyor.
— ATM’lerden para çekme ücreti alınıyor (Bazı bankaların bunu almadığını belirtelim).
— Havale EFT ücretleri tahsil ediliyor.

Tags : , , , , ,

Konut kredisi faizlerinde düşüş bekleniyor

Konut kredisi faizlerinde düşüş bekleniyor

Merkez Bankası’nın dört ay üst üste yaptığı faiz indirimlerinin sonucu olarak, bankacılar önümüzdeki 2-3 ay içerisinde konut kredisi faizlerinin yüzde 1’in altına ineceğini öngörüyor.

Başta inşaat olmak üzere reel sektör temsilcileri Merkez Bankası’nın olası faiz indiriminin ticari kredilere nasıl yansıyacağını kestirmeye çalışıyor. Tüketiciler de indirimin özellikle konut kredilerinde ne kadarlık bir düşüş sağlayacağını merakla bekliyor.

Çünkü konut kredisi faizleri bir süredir ortalama yüzde 1.20-1.25 gibi son yıllara göre yüksek bir oranda seyrediyor. Hal böyle olunca, vatandaş konut alımını ötelerken inşaat sektörü temsilcileri de satışların düşmesinden şikayet ediyor. Gayrimenkul sektörü temsilcileri konut kredilerinde yüzde 1 faizin psikolojik sınır olduğunu ve faizlerin bu oranın altına düştüğü dönemlerde konut satışlarının arttığını söylüyor.

Yüzde 1’in altına iner mi?

Aslında konut kredisi faizlerinin düşmesi tek başına Merkez Bankası’nın faiz indirimine bağlı bir durum değil. Ancak, şu anda en düşük oran veren bankada yüzde 1.13 olan konut kredisi faizlerinin yaz aylarında yüzde 1’in altını görmesi artık çok daha olası bir durum. Bankacılar konut kredisi faizlerinde düşüş için sadece Merkez Bankası’nın faiz indiriminin yetmeyeceğini, kredi mevduat oranı yüzde 120’lerde olduğu için Türkiye’ye sıcak para girişinin sürmesi gerektiğini belirtiyor.

Hem manşet hem de çekirdek enflasyondaki düşüşün iki ay daha sürmesini bekleyen bankacılar, global koşulların da gelişmekte olan piyasalar lehine seyrettiğine dikkat çekiyor. Bankacılar, önümüzdeki 2-3 ay içinde konut kredisinde yüzde 1’in altının görüleceğini ancak oranın bu seviyelerde kalıcı olup olmadığını global koşulların belirleyeceğini belirtiyor.

Tags : , , , , ,

Banka kredilerinde yıllık artış yüzde 21’e çıktı

Banka kredilerinde yıllık artış yüzde 21'e çıktı

Bankacılık sektörünün vatandaşa ve esnafa verdiği kredilerin yıllık bazdaki artışının yüzde 21’e ulaştığı açıklandı. Kredilerdeki yıllık artış oranı, haftalık bazda üst üste iki kez gerileyerek 11 Temmuz tarihinde yüzde 19.95’e düşmüş ve ilk kez yüzde 20’nin altına inmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, bankacılık sektörü kredileri, 15 Ağustos itibariyle bir önceki haftaya göre yüzde 0.61 artışla 1 trilyon 156 milyar TL oldu. Bankacılık sektörünün geçen yıl 16 Ağustos’taki toplam kredileri 956 milyar TL düzeyindeydi. Banka kredilerindeki 2013 sonuna göre artış ise yüzde 8.58 olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası, Temmuz sonu itibarıyla yüzde 9.32 düzeyine çıkarak yüzde 5’lik hedeften büyük ölçüde uzaklaşan enflasyonla mücadelede, kredi artış oranlarına büyük önem veriyor. Merkez Bankası, bu amaçla uyguladığı para politikalarıyla kredilerde yıllık artış oranını yüzde 15 düzeyine geriletmeyi hedefliyor. Ancak kredilerdeki yıllık artış oranı yüzde 21’e çıktığı için hedeften büyük ölçüde uzaklaşıldığı gözleniyor.

Tags : , , , , ,

Kredi kullanırken kefil ve teminat ne zaman isteniyor?

Kredi kullanırken kefil ve teminat ne zaman isteniyor?

Bankalar yakın zamana kadar genellikle kefilli ya da maddi teminatlı kredi kullandırıyorlardı. Bu koşul küçük tutarlı krediler için bile geçerliydi. Son dönemlerde ise çoğu banka özellikle ihtiyaç kredilerinde, taşıt kredilerinde ve konut kredilerinde kefalet ve maddi teminat şartı aramıyor. Ancak bazı durumlarda bankalar kefilsiz ve maddi teminatsız kredi kullandırmıyorlar. Hangi durumlarda banka sizden kefil bulmanızı veya maddi teminat göstermenizi ister? Kefalet ve maddi teminat nedir?

Kefalet, yani kredi kullanmak için kefil gösterilmesi şartı bankadan kredi kullanmak isteyen bir kişinin borcunu ödememesi durumunda gösterdiği kefilin borcu ödemeyi üstlenmesi anlamına geliyor. Banka kredi kullandırırken bir ya da birden fazla kefil isteyebiliyor. Kefil borcun ödenmemesi durumunda asıl borçlu gibi yasal takibe uğruyor ve borcu ödemesi talep ediliyor. Kefilin borcu ödememesi durumunda kefile karşı yasal takip süreci işletilebiliyor. Bu takibi içinde icra işlemleri de yer alıyor.

Maddi teminat ise banka tarafından kredi kullanıcısından para, değerli bir mal veya eşya (otomobil, mücevherat gibi), gayrimenkul, hisse senedi ve benzeri değerli kağıtlar gibi varlıkların teminat olarak gösterilmesinin istenmesi anlamına geliyor. Örneğin bir kredi talebi yapan kişiden evini ipotek ettirmesi, bankadaki parasını teminat olarak göstermesi gibi koşulları yerine getirmesi istenebiliyor. Bu teminatın bankaya sunulmasıyla kullandırılan krediye maddi teminatlı kredi adı veriliyor.

Peki bankalar kredi kullandırırken hangi durumlarda kefil ya da maddi teminat ister. Genellikle ihtiyaç kredilerinde yüksek tutarlı krediler için kefalet ya da maddi teminat isteniyor. Bugünlerde bankalar tarafından 50.000 TL’yi aşan tutarlar için kefil ve teminat şartı aranabiliyor.

Borç kapama ve transferi kredisi kullanımında da genellikle kefalet ya da maddi teminat aranıyor. Diğer bankadaki kredi ve kredi kartı borçlarının banka tarafından kapatılması için istenen kredilerde genellikle kefil ya da teminat talep ediliyor.

Kredi talebinde bulunan kişi gelirini belgeleyemiyorsa bu durumda da kefil bulması ya da teminat göstermesi koşuluyla kredi kullandırılabiliyor. SGK kaydı olmayan, belirli bir ispatlanabilir geliri bulunmayan kişilerden kredi kullanımında genellikle kefil ya da teminat göstermeleri isteniyor. ancak çalışmadığı ya da emekli olmadığı halde kira geliri ya da banka faizi geliri gibi gelirlere sahip olanlar ve bunları belgeleyenlerden kefil ya da teminat talep edilmiyor.

Tags : , , , ,

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faiz Sistemi Adaletli Değil…

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Faiz Sistemi Adaletli Değil...

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vakıf Katılım’ın açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de faizlerin zaten çok yüksek olduğuna dikkat çekerek daha da artırılmasını adaletli bulmadığını söyledi. Konuşmasında Vakıf Katılım’ıın 20 yıllık hayalin ürünü olduğunu ifade eden Erdoğan, bu tür kurumlar için “banka” ifadesinin kullanılmasını doğru bulmadığını belirtti. Katılım bankacılığı alanındaki gelişmelerden umutlu olduğunu, katılım finans sisteminin daha da güçlenmesine destek vereceklerini söyledi.

Konuşmasının devamında sözü faiz sistemine getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Faiz sistemi adil değildir” diyerek başladığı sözlerine şöyle devam etti: “Faiz sistemi acımasızdır, mesafe alacaksak acımasız olan bu sistemden ziyade bu katılım sektörüyle büyümenin içinde olmamız şart. ABD’ye bakıyorsunuz faiz yüzde 0,50, Japonya’da eksi, bize ne oluyor, şu anda çift haneye süzüldük, komisyonu eklediğin zaman yüzde 15-16-17. Böyle bir faiz anlayışıyla yatırım yapılabilir mi, istihdam yaratılabilir mi? Faizi ahlaki olarak kullanmamız lazım, bu yok, faiz lobisi acımasızca emmeye devam ediyor. Finans sektörü olarak ABD’de New York ne ise Türkiye’de de İstanbul bu görevi üstlensin.”

Katılım Bankacılığı Hangi Aşamaya Geldi?

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, katılım bankalarının 2015 yılı karı bir önceki yıla kıyasla yüzde 182 artarak 406 milyon liraya yükseldi. Katılım bankaları, 2014’te 144 milyon TL kar etmişti. Geçen yıl faaliyete başlayan Ziraat Katılımın da sektöre girmesiyle katılım bankalarının aktif toplamı, Aralık 2015 itibarıyla 120 milyar 253 milyon TL’ye ulaştı. Yıllık bazda artış yüzde 15,3’e işaret ederken, sektörün aktif toplamı son on yılda 12’ye katlandı.

Kamunun katılım bankacılığına gireceği açıklanmasıyla gözler Halkbank, Vakıfbank ve Ziraat Bankasına çevrilmişti. Kamunun ilk kamu katılım bankası, 29 Mayıs 2015 tarihinde resmi açılışı yapılan Ziraat Katılım olarak tarihe geçerken, ikincisi de Vakıf Katılım oldu.

Geçen hafta 15 Şubat’ta BDDK’dan faaliyet izni alan Vakıf Katılımın kapılarını bugün müşterilerine açtı. Genel Müdürlüğü İstanbul’da yer alacak bankanın, ilk etapta Şişli’deki Genel Müdürlük binasının giriş katındaki şubesi hizmet verecek. Kuruluş çalışmalarını yaklaşık 120 personel ile tamamlayan bankanın yıl sonuna kadar 500 personele ve 30 şubeye ulaşması planlanıyor.

Tags : , , , , , ,

BDDK Kredili Mevduat Hesapları İçin Uyarı Yaptı

BDDK Kredili Mevduat Hesapları İçin Uyarı Yaptı

Avantajları var ama riskleri de çok…

Kısa adı BDDK olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan yapılan açıklamayla Kredili Mevduat Hesapları için uyarı geldi. Bankaların müşterilerine sağladığı bir mevduat hesabı türü olan Kredili Mevduat Hesapları hakkında yapılan uyarıda, banka müşterilerinin bu tür hesapların açılmasını isterken dikkatli olması gerektiği bildirildi.

Kredili Mevduat Hesabı açtıran müşterilerine bankaların birtakım avantajlar sağladığı biliniyor. Çeşitli isimler altında açılan kredili mevduat hesabı sahibi olan banka müşterileri, mevduat hesaplarında para olmasa bile bu hesap üzerinden kredi kullanabiliyor, bütçelerini rahatlatabiliyor. BDDK’nın yaptığı uyarıda, Kredili Mevduat Hesaplarının avantajları kabul edilmekle birlikte özellikle faiz oranı konusuna dikkat edilmesi söyleniyor. Bankaların bu hesaplar için faiz oranlarını serbestçe belirlediği için kredi kullanmanın faizii, klasik tüketici kredisinden daha yüksek olabiliyor.

BDDK tarafından yayınlanan uyarı yazısında Kredili Mevduat Hesaplarındaki artışa dikkat çekilerek, bankadan tam ve ayrıntılı bilgi alanmadan Kredili Mevduat Hesabı açılması talimiatı verilmemesi yönünde banka müşterileri uyarıldı. Bu hesaptan çekilen kredinin faizinin tam olarak ne kadar olduğu, koşullarının neler olduğu konusunda bankadan bilgi alınmasının öneminin altı çizildi. Banka müşterisinin bu hesapları açtırmadan önce faiz oranları, masraf kalemleri gibi konularda mutlaka bilgi sahibi olmasa gerektiği bildirildi.

Tags : , , , , ,