Kategori: Finans ve Bankacılık Haberleri

Dolar neden yükseliyor, daha da yükselir mi?

Dolar neden yükseliyor, daha da yükselir mi?

Amerika Merkez Bankasının (FED) faiz artışı sürecinin yavaş olacağı beklentisi Lira’nın da içinde bulunduğu gelişmekte olan ülke para birimlerini bir süredir olumlu etkiliyordu. Ancak FED Başkanı Janet Yellen’ın son yaptığı konuşmada faiz artışının Eylül ayında olabileceği sinyalini vermesiyle hava değişmeye başladı. Koşullar olumlu olmasına rağmen diğer ülke para birimlerine göre daha az değerlenen TL’nin Ağustos sonundan itibaren değer kaybetme sürecine girmesi bekleniyor.

Peki, TL hangi nedenlerden dolayı yeterince değerlenemiyor ve bundan sonrasında neler olabilir? Bu sorunun cevabını bulmak için TL’yi olumsuz etkileyen ört temel nedeni inceleyelim. Bu dört neden, şu sıralar Dolar TL paritesinin yönünde belirleyici oluyor.

FED Üyeleri “Şahinleşmeye “ Başladı

Geçtiğimiz hafta FED’in açıkladığı toplantı tutanaklarında üyeler faiz artışı konusunda fikir ayrılığı içinde yer alıyordu. Kimi üyeler Eylül ayında faiz artışının uygun olabileceğini ifade ederken, bazı üyeler düşük enflasyonunun risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi. FED üyeler arasında ayrışmalara dikkat çekilirken, oy hakkına sahip olan önemli üyelerin yavaş yavaş faiz artışının olabileceğine yönelik ifadeler kullanmaya başladı.

Bu üyelerin başında Dudley, Williams ve Stanley Fischer geliyor. Özellikle dün FED başkan yardımcısı Fisher’in faiz artışı için zemin oluştuğuna yönelik açıklamaları etkili oldu. FED üyeleri yavaş yavaş faiz artışı olabileceğine yönelik piyasaları yönlendirirken gözler Cuma günü FED başkanı Yellen’da olacak. Yellen’nın da diğer üyelere benzer şekilde konuşması halinde doların değer kazanımlarına devam ettiğini görebiliriz. Bu da TL’nin değer kaybetmesinde etkili olabilir.

Kredi Derecelendirme Kuruluşları Ön Plana Çıktı

FED üyelerinin mesajlarının yanı sıra kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları ve not değerlendirmeleri etkili oluyor. Moodys’ Türkiye’nin kredi notunda değişiklik yapmasa da inceleme sürecinin devam edeceğine yönelik mesajlar verilmesi piyasalar tarafından fiyatlanmaya neden oluyor. Diğer bir kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyede bıraksa da not görünümünü negatife düşürdü. Not görünümünün negatife düşürülmesinin nedeni olarak artan politik riske dikkat çekildi.

Moodys Türkiye’nin büyüme tahminini aşağı yönlü revize etmesi ve önümüzdeki süreçte risklerin devam edebileceğine yönelik açıklamaları etkili oluyor. Önümüzdeki süreçte kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları önemli takip edilecek. Fitch bu yıl içinde başka bir değerlendirme yapmayacak. Moodys 2 Aralık günü, S&P ise 4 Kasım günü not değerlendirmesi gerçekleştirecek.

TCMB’nin Faiz İndirimleri Etkili Oluyor

Kredi derecelendirme kuruşlarıyla birlikte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisi etkili oluyor. TCMB, sadeleştirme politikası adı altında koridorun üst bandında faiz indirimlerine devam etmesi bekleniliyor. Ancak, piyasa bu adımların 25 baz puan ile ılımlı olmasını bekliyor. TCMB’nin faiz indirimlerinde hızlı bir adım atacağı beklentisi TL varlıklarını olumsuz etkiliyor. Bu bağlamda TCMB’nin faiz indirimlerinin yanı sıra toplantı metninde vereceği mesajlar takip edilecektir.

Makroekonomik Verilerde Bozulma Fiyatlanıyor

Yurtiçinden açıklanan verilere baktığımızda bir miktar bozulma yaşandığını görüyoruz. Enflasyon oranı gıda fiyatlarının etkisiyle sert bir yükseliş yaşayarak % 8,79 seviyesine yükseldi. Enflasyon oranında yaşanan yükseliş merkez bankasının sınırlı adım atmasına neden olabilir. Aynı zamanda sanayi üretiminde yaşanan yavaşlama ve turizm gelirlerinin azalması sonrası yükselen cari açık piyasalar tarafından fiyatlanan veriler olduğunu görüyoruz. Piyasalar açıklanan temel makro verilerini fiyatlamayı sürdürebilir.

Teknik Fiyatlamalar Yükselişe İşaret Ediyor

Teknik görünüme baktığımızda Dolar TL paritesinin yükselen trendin desteği olan 2,90 civarlarını test etmesi sonrası yükselişlerini hızlandırdı. Bu yüzden bu bölgeden gelen alımların normal olduğunu ifade edebiliriz. Öte yandan kısa vadede oluşan 3,10 seviyesinden başlayan düşen kanalın(Sarı Bölge) direnci olan 2,9510 seviyesi önemini koruyor. Bu seviyenin aşılması halinde yükselişler hız kazanrak 2,9630-2,9710 seviyelerine doğru devam edebilir.

Doların yeniden küresel olarak değer kazandığı bu dönemde 2.9240 – 2.9130 destek seviyeleri ön plana çıkabilir. Bu seviyenin üzerinde yükseliş isteği sürebilir.2,9100 desteğinin kırılması halinde geri çekilmelerde 2,8920 – 2,8740 destek bölgesi takip edilebilir. 2,8740 seviyesi yeniden alım bölgesi olarak takip edilebilir.

Tags : , , , , , , , ,

Kuyumcular daha fazla taksit bekliyor

Kuyumcular daha fazla taksit bekliyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) kredi kartında taksit miktarını artırma yönündeki çalışması, son yıllarda altın fiyatlarının yüksek seyretmesi nedeniyle satışları azalan kuyumcuları umutlandırdı.

Altın piyasasında büyük durgunluk yaşandığını ifade eden kuyumcular, birkaç yıl öncesine kadar kredi kartıyla satın alınan altında taksit miktarının 12’ye kadar çıkabildiğini, ancak son dönemde alınan bazı ekonomik tedbirler sonucu bu uygulamanın kaldırıldığını söylüyorlar.

Sektör temsilcilerinin BDDK yetkilileriyle yaptıkları görüşmeler sonucu altın alımında 4 taksit uygulamasına geçildi. Bu uygulama yaklaşık 1 yıldır bu uygulama devam ediyor. Sektörün 4 taksitten oldukça memnun olduğu görülüyor. Ancak daha önce olduğu gibi 12 taksitin geri dönmesini de bekliyorlar. BDDK’nın taksit sayısında iyileştirme yapacağı ve 12 taksit uygulamasına kuyumculuk sektörünü de dahil etmeyi düşündüğü haberleri bu beklentiyi artırıyor.Daha da önemlisi motive edebilir.

Kuyumcular bu konudaki düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyorlar: “Dört gözle ve heyecanla bu kararın çıkmasını bekliyoruz. Altın, zaruri bir ihtiyaç olmadığı için insanların özel günlerinde ya da yatırım amacıyla kullanılıyor. Eskiden vatandaşlarımız yılbaşı, sevgililer günü ya da anneler gününde kredi kartıyla ziynet eşyası hediye alabilmekte ve bütçelerine dokunmadan 12 takside kadar rahatlıkla ödeyebiliyordu. Taksit sayısının azlığı insanları altından soğuttu. En basiti, düğünlerde insanlar altın yerine ev eşyası hediye etmeye ya da para takmayı tercih etmeye başladı. Bu da işlerimizi olumsuz etkiledi. Taksit sayısı 12’ye çıkarılırsa işlerimizin önü açılır.”

Tags : , , , , , , ,

Merkez Bankası’ndan kredi kartı faiz açıklaması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında değişiklik yapılmadığını bildirdi.

TCMB’den yapılan açıklamada, kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarında değişiklik yapılmadığı kaydedildi. Kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranlarının 22 Ekim 2014 tarihli ve 29153 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ’de açıklanan esaslar çerçevesinde belirlendiği anımsatılan açıklamada, “Buna göre, 1 Ekim 2016 tarihinden geçerli olmak üzere kredi kartı işlemlerinde uygulanacak aylık azami akdi faiz oranları Türk lirası için yüzde 2,02, yabancı para için yüzde 1,62, aylık azami gecikme faiz oranları Türk lirası için yüzde 2,52, yabancı para için yüzde 2,12 olarak belirlenmiştir.” denildi.

Söz konusu oranların azami oranlar olup, bankalarca kredi kartı işlemlerinde bu oranların üzerinde bir faiz oranı uygulanmasının mümkün bulunmadığı vurgulanılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Bankalar bu oranları geçmemek üzere faiz oranlarını serbestçe belirleyebilecektir. 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren gelecek üç aylık dönem için geçerli olacak azami faiz oranları bu tarihten önce yine bankamız tarafından kamuoyuna duyurulacaktır. Bankalar, diğer ülkelerde olduğu gibi, kredi kartı faiz oranlarını bireysel kredi faizlerine göre daha yüksek belirlemektedir. Bu nedenle, kısa vadeli kredi gereksinimi olan kredi kartı sahiplerinin bu gereksinimlerini kredi kartları yerine tüketici kredileri yoluyla karşılamaları menfaatlerine olacaktır.”

Tags : , , , ,

Fitch de Türkiye’nin notunu düşürdü

Fitch de Türkiye'nin notunu düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme şirketi Fitch, Türkiye’nin uzun vadeli yerel para cinsinden IDR notunu BBB’den BBB-’ye düşürdü, not görünümünü ise “durağan”da tuttu. Bir başka kredi derecelendirme kuruluşu S&P de aynı yönde aksiyon alarak Türkiye’nin kredi notunu düşürmüştü.

Fitch’ten yapılan açıklamada, ülkelerin, uzun ve kısa dönem yabancı para birimi cinsinden kredi notları ile yerel para birimi cinsinden kredi notları arasındaki ilişkinin incelendiği, bazı kriterlerde değişiklik yapıldığı belirtildi.

Şirketin metodolojisindeki bu değişiklik sonucu, içinde Tayland, Kolombiya ve Türkiye’nin de yer aldığı 23 ülkenin yerel para birimi cinsinden kredi notları ve not görünümlerinde değişiklik yapıldı.

Bu kapsamda Türkiye’nin de yerel para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu “BBB”den, “BBB-“ye çekilirken, not görünümü ise durağan olarak belirlendi. Fitch’in not basamaklarında “BBB-” kredi notu, yatırım yapılabilir düzey olarak değerlendiriliyor.

Fitch, yaptığı kriter değişikliği nedeniyle değerlendirmeye almadığı Türkiye’nin Uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunda herhangi bir değişikliğe gitmedi.

Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notu “BBB-” ile “yatırım yapılabilir” seviyede bulunuyor. Fitch’in Türkiye’nin yabancı para birimi cinsinden uzun vadeli kredi notuna ilişkin değerlendirmesini Ağustos ayı içinde açıklaması bekleniyor.

Tags : , , , , ,

Nisan ayında konut fiyatları yüzde 1.1 arttı

Nisan ayında konut fiyatları yüzde 1.1 arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, “Türkiye Konut Endeksi Nisan ayında bir önceki aya göre %1,11 artışla 208,50 oldu” açıklaması yaptı.

Türkiye konut piyasasındaki fiyat değişimlerini takip etmek amacıyla tabakalanmış ortanca fiyat yöntemiyle hesaplanan Konut Fiyat Endeksi, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,11 oranında artarak 208,50 seviyesinde gerçekleşti.

Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamaya göre, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14,69 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 7,62 oranında arttı. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2015 yılı Nisan ayında 1596,09 TL/m2 iken 2016 yılı Nisan ayında 1794,33 TL/m2 olarak gerçekleşti.

Açıklamada şöyle denildi: “Yeni Konutlar Fiyat Endeksi (YKFE): Türkiye genelinde, 48 ilde son iki yılda yapımı gerçekleşen konutların değerleme raporları analiz edilerek hesaplanan YKFE (2010=100) 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 0,76 oranında artarak 200,54 düzeyinde gerçekleşmiştir. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,84 oranında, reel olarak ise yüzde 5,88 oranında artmıştır.

İstanbul, Ankara ve İzmir’de Durum

Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 1,42, yüzde 0,42 ve yüzde 1,61 oranlarında artış görülmüştür. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 18,73, 9,14 ve 17,30 oranlarında artış göstermiştir.

Üç büyük ilin yeni konutlar fiyat endeksleri değerlendirildiğinde, 2016 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 0,92, yüzde 0,79 ve yüzde 0,34 oranlarında artış görülmüştür. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre ise İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 17,94, 9,42 ve 14,75 oranlarında artış göstermiştir.

2016 yılı Nisan ayına ilişkin 26 düzey 2 bazındaki konut fiyat endekslerinin yıllık yüzde değişimleri incelendiğinde, KFE’deki en yüksek yıllık değişimin gerçekleştiği düzeylerin yüzde 20,80 ile TR22 (Balıkesir ve Çanakkale), yüzde 20,29 ile TR21 (Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ) ve yüzde 20,05 ile TR42 (Bolu, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Düzce) olduğu, en düşük yıllık değişimin gerçekleştiği düzeylerin ise yüzde -0,31 ile TRC1 (Kilis, Adıyaman ve Gaziantep), yüzde 3,54 ile TR82 (Çankırı, Kastamonu ve Sinop), yüzde 3,56 ile TRC2 (Diyarbakır ve Şanlıurfa), yüzde 3,68 ile TRC3 (Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak) ve yüzde 4,69 ile TRB2 (Van, Bitlis, Hakkari ve Muş) olduğu görülmüştür.

Tags : , , , , ,

Bankalar Artık Hesap İşletim Ücreti Alamayacak

27 Mayıs 2014 tarihinde itibaren yürürlüğe giren Yeni Tüketici kanunu ile birlikte bankaların vatandaştan aldığı Hesap İşletim Ücreti tarihe karıştı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, yürürlüğe girn yeni tüketici kanunuyla hesap işletim ücretinin tamamen yasaklandığını açıkladı.

Basın toplantısı düzenleyen Yazıcı’nın yeni kanundaki hükümlerle ilgili olarak verdiği bilgiler şöyle sıralanıyor:

Konut kredisinin erken ödenmesi halinde % 2 olan erken ödeme tazminatı, kalan vadesi 36 aya kadar kredilrde % 1’e indiriliyor.

İnşaat ruhsatı almamış konut üreticisi, bundan sonra maketten tüketiciye konut satışı yapamayacak.

Konut satışlarında tüketicilere 14 gün içinde cayma hakkı tanınıyor. Satın aldığı konuttan 14 gün içerisinde pişman olan tüketici, konutu iade ederek cayma hakkını kullanabilecek.

Tatil turizmi için paket tur şeklinde yapılan satışlarda sözleşmenin esas unsurlarından birisinin değişmesi halinde tüketici “sözleşmeden dönme hakkını” kullanabilecek.

Paket tur şeklinde yapılan turizm paketlerinde şirketten “boşa harcanın tatil zamanı” adı altında tazminat istenebilecek.

Elektrik, su, doğalgaz, internet, telefon gibi tüm aboneliklerin ilk açılışının internet üzerinden yapılması halinde internetten iptal edilebilecek. Tüketiciler sözleşme feshi için bayilere yönlendirilemeyecek.

Bankalar artık herhangi bir tarifeye bırakmaksızın, hiçbir şekilde, hesap işletim ücreti alamayacaklar. Hesap işletim ücreti tamamen yasaklanıyor.

Buna karşılık, bankaların aldığı kredi kartı aidat zorunluluğu devam ediyor. Ancak her banka, aidat zorunluluğu olmayan kredi kartı çıkartmak zorunda…

Saadet zinciri tipi organizasyonlar yasa dışı kabul ediliyor.

Tüketici Hakem Heyetleri’ne başvurularda şu an 1.272 TL olan şikayet limiti 3.000 TL’ye çıkarılıyor. Böylece daha fazla tüketici uyuşmazlığının mahkeme öncesinde çözülmesi sağlanıyor.

Televizyon ve radyolarda karşılaştırmalı Reklam serbest oluyor. Bir ürünün reklamı yapılırken rakip firma ürününün şu kadar olduğu söylenerek tüketicinin karşılaştırma yapması sağlanacak.

Çocukların, engellilerin, hastaların, yaşlıların duygusal istismar aracı olarak kullanıldığı reklamlarla ilgili önlem alınıyor.

Tags : , , , , , ,

Bu Hafta Altın Almanın Tam Zamanı mı?

Bu Hafta Altın Almanın Tam Zamanı mı?

Hafta sonuna girerken doların da yükselişiyle birlikte altın fiyatları yüksek seyretmeye başladı. Türkiye’de altın fiyatının dolara paralel belirlenmesi yüzünden dolardaki her yükselişin altını da etkilemesi kaçınılmaz oluyor. Geçtiğimiz hafta Kapalıçarşı’da 178,5 TL ile son üç ayın zirvesini gören çeyrek altın fiyatlarında bu hafta ne bekleniyor? Bunu görebilmek için öncelikle 5 Şubat Cuma günü neler olduğuna bakmamız gerekiyor.

ABD’de cuma günü açıklanan fabrika siparişleri verisinin yüzde 2,9 gerilemesiyle altındaki yükseliş eğilimini devam etti. Çeyrek altının cuma kapanışı itibariyle satış fiyatı Kapalıçarşı’da 178,50 TL’ye ulaştı. Altın, perşembe kapanışında 175,25 TL’den işlem görmüştü. Cumhuriyet altını cuma günü itibariyle 727,33 TL’den alıcı buldu. 24 ayar külçe altının gram altının alış fiyatı 108,22 TL olurken, satış fiyatı ise 108,26 TL civarında seyretti. Altın onsunun alış fiyatı 1.157,37 dolar olurken, satış fiyatı 1.157,56 dolara yükseldi.

Piyasa analistleri, ABD’de son açıklanan ekonomik verilerin Fed’in faiz artırımını erteleyebileceği beklentilerini güçlendirdiğini belirterek bu durumun küresel piyasalarda oluşturduğu iyimserlikle dolar endeksinin gerilediğini ifade etmişti. Altın fiyatları da bu nedenle yükselişine kısa bir ara verip aynı seviyede kalmıştı. Ancak ABD’de cuma günü açıklanan Tarım Dışı İstihdam verisinde saatlik ücretlerin yükselmeye başladığı görülünce altın fiyatı da yeniden yukarı yönlü ivme kazandı.

Bu hafta altın almayı düşünenlerin çok dikkatli olması gerekiyor. ABD’de cuma günü açıklanan istihdam verisinin olumsuz etkileri hafta başından itibaren Türkiye piyasalarına yansıyabilir. Doların tekrar yükselmeye başlaması beklendiği için altın fiyatlarında yeni yükselişler görülebilir. Bu nedenle altını yüksek fiyattan almamak için biraz sabırlı olunması gerekiyor.

Türkiye’de Altın Fiyatları

Serbest Piyasa ve Kapalıçarşı’da alınıp satılan altın fiyatlarında son durum şöyle: (5 Şubat 2016 Cuma)

Çeyrek Altın: Alış fiyatı: 173,06 TL, Satış fiyatı: 177,39 TL
Yarım Altın: Alış fiyatı: 346,13 TL, Satış fiyatı: 354,78 TL
Ata Tam Altın: Alış fiyatı: 712,48 TL, Satış fiyatı: 726,63 TL
Cumhuriyet Altını: Alış fiyatı: 716,50 TL, Satış fiyatı: 727,33 TL
Reşat Altını: Alış fiyatı: 738,18 TL, Satış fiyatı: 749,33 TL
24 Ayar Külçe Altın: Alış fiyatı: 108,22 TL, Satış fiyatı: 108,26 TL
22 Ayar Bilezik: Alış fiyatı: 98,00 TL, Satış fiyatı: 99,00 TL
Altın (Ons): Alış fiyatı: 1.157,37 dolar, Satış fiyatı: 1.157,56 dolar

Tags : , , , , , ,

23 Milyon Kişinin Kredi Dosyası Patladı, İcralik Oldu

23 Milyon Kişinin Kredi Dosyası Patladı, İcralik Oldu

Türkiye’de her 4 kişiden bir, kredi kartı borcu yüzünden icralık...

Son 12 yılda ekonomik sıkıntılar yüzünden borçlarını ödeyemeyenler ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin sayısı hızla arttı. Ekonomide yaşanan kriz yüzünden borcunu çeviremeyen vatandaş icra dosyalarıyla cebelleşiyor. Vatandaş bu tabloyu “dosyam patladı” sözüyle tanımlıyor. 12 yılda 2 buçuk kat artan icra dosyası sayısı 23 milyonu aşarken bunların sadece 7 milyonu çözüme kavuştu.

Türkiye’deki 985 icra dairesinde 2016 Şubat ayı itibariyle icra dosyası sayısının 23 milyonu aştığı bildirildi. 7 milyonu çözüme kavuşurken 16 milyon dosya çözüm için mahkemelerde bekliyor. Adalet Bakanlığı verilerine göre ülke genelindeki toplam icra dosyası sayısı 2003 yılında 9 milyon 305 bin 453 iken 2013 yılı sonunda yeni gelen dosyalarla birlikte 21 milyon 838 bin 823’e yükselmişti.

2016 yılı başına gelindiğinde bu rakamın 23 milyonu aştığı belirtiliyor. Yani sadece iki yıl içinde 1 milyondan fazla kişi borcunu ödeyemediği için icra takibine düşmüş oldu. Böylece son 12 yılda icra dosyalarında 2 buçuk katlık bir artış gerçekleşmiş oluyor. İcra dosyası sayısının 23 milyonu aşmış olması ortalama her 4 haneden üçünün icra ile yüz yüze olduğu anlamına geliyor. Bu, aynı zamanda Türkiye’de yaşayan her 4 kişiden birisinin icralık olmasını ifade ediyor.

Bu duruma en büyük etkenin öz kaynak sıkıntısı yaşayan firmaların borçlanarak yatırım yapması, karşılıksız çeke hapis cezasının kaldırılması ve kredi ve kredi kartı kullanımının artması olarak gösteriliyor. Bu dosyalardan yaklaşık 7 milyonu yıl içinde çözüme kavuşturulurken 16 milyondan fazla dosya ise iş yükü nedeniyle bir sonraki yıla devretti. İcra müdürlüklerinin takip ettiği tüm icra işlemlerinin hepsi alacak işlemi değil. Maddi bir alacak ifade etmese de yerine getirilmeyen her türlü yükümlülük için icra takibi yapılabiliyor. İcra takibi, mahkemede kesinleşmiş bir karar olmadan da yapılabiliyor. Mahkeme kararına dayalı olarak yapılan icra işlemleri, toplam icra dosyalarının onda birini oluşturuyor.

Tags : , , , ,

Kredi Kartı Sayısında Avrupa Birincisi Olduk

Kredi Kartı Sayısında Avrupa Birincisi Olduk

Türkiye 2015 yılında kredi kartı kullanımında Avrupa`da ilk sırada yer aldı.

İnsan hakları, demokrasi kültürü, kadına şiddet, özgürlükler, kişi başına milli gelir, emekli ve çalışanların maaşları gibi konularda Avrupa ülkelerinin en son sıralarında yer alıyoruz. Bu konularda Avrupa ülkeleri bizden çok çok ileride… Ama artık Türkiye’nin de bir birinciliği var. Kredi kartı kullanımında tüm Avrupa ülkelerini sollayıp birinci olduk.

Bankalararası Kart Merkezi’nin (BKM) araştırmasına göre, Türkiye’de geçen yıl 171 milyon kredi kartı ve banka kartı bulunuyor. İkinci sırada 150 milyon kart ile İngiltere, üçüncü sırada ise 134 milyon kart sayısıyla Almanya yer alıyor. Böylece Türkiye, kredi kartı sahipliği açısından İngiltere ve Almanya’yı geride bırakarak zirvye yerleşmiş durumda…

Avrupa’nın “bir numaralı kart pazarı” ünvanını elde eden Türkiye’de, internetten kartla alışveriş de yüzde 32 artarak 22 milyona ulaştı. Bu da her beş kredi kartından ikisinin internetten ödeme yaptığı anlamına geliyor.

Türkiye’de geçen yıl kredi kartıyla en fazla harcama Ramazan Bayramı’nda ve 14 Şubat Sevgililer gününde gerçekleşti. En çok harcama yapılan saat aralığı 17:00 ile 18:00 arasında oldu. Yüzde 15 büyüyen kartlı alışverişle geçen sene kartlardan tam 526 milyar TL çekildi.

Ajans Press haberinden derlemedir.

Tags : , , , , , ,

BDDK Kredili Mevduat Hesapları İçin Uyarı Yaptı

BDDK Kredili Mevduat Hesapları İçin Uyarı Yaptı

Avantajları var ama riskleri de çok…

Kısa adı BDDK olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’ndan yapılan açıklamayla Kredili Mevduat Hesapları için uyarı geldi. Bankaların müşterilerine sağladığı bir mevduat hesabı türü olan Kredili Mevduat Hesapları hakkında yapılan uyarıda, banka müşterilerinin bu tür hesapların açılmasını isterken dikkatli olması gerektiği bildirildi.

Kredili Mevduat Hesabı açtıran müşterilerine bankaların birtakım avantajlar sağladığı biliniyor. Çeşitli isimler altında açılan kredili mevduat hesabı sahibi olan banka müşterileri, mevduat hesaplarında para olmasa bile bu hesap üzerinden kredi kullanabiliyor, bütçelerini rahatlatabiliyor. BDDK’nın yaptığı uyarıda, Kredili Mevduat Hesaplarının avantajları kabul edilmekle birlikte özellikle faiz oranı konusuna dikkat edilmesi söyleniyor. Bankaların bu hesaplar için faiz oranlarını serbestçe belirlediği için kredi kullanmanın faizii, klasik tüketici kredisinden daha yüksek olabiliyor.

BDDK tarafından yayınlanan uyarı yazısında Kredili Mevduat Hesaplarındaki artışa dikkat çekilerek, bankadan tam ve ayrıntılı bilgi alanmadan Kredili Mevduat Hesabı açılması talimiatı verilmemesi yönünde banka müşterileri uyarıldı. Bu hesaptan çekilen kredinin faizinin tam olarak ne kadar olduğu, koşullarının neler olduğu konusunda bankadan bilgi alınmasının öneminin altı çizildi. Banka müşterisinin bu hesapları açtırmadan önce faiz oranları, masraf kalemleri gibi konularda mutlaka bilgi sahibi olmasa gerektiği bildirildi.

Tags : , , , , ,